Günümüzde daha sık karşılaştığımız mix & mastering işlerinin daha az ekipmanla yapılabildiği ve her seyin daha kolaylaştığı vakitlerde bunların yanında tabi bazı büyük eksiklikler ve sık sık karşılaşılan konular var. Bunlardan birisi de referans monitörü mü, stüdyo kulaklığı mı? Veya stüdyo kulaklığı ile mix yapılır mı gibi sorular. Ben Selçukhan Tıraş kendini halen geliştirmekte olan bir müzisyenim, bugün bu yazıda Referans Monitör mü, Stüdyo kulaklığı mı, hangisiyle mix yapılır veya ikisiyle de yapılır mı sorusuna cevap arayacağız.
"Doğru Duyum" (Flat Response) nedir?
Basit bir benzetmeyle başlayalım: Bir resim yapıyorsun ve gözünde sarı camlı bir gözlük var. Sen beyaz bir kağıda resim yaparken renkleri doğru seçtiğini sanırsın, ama gözlüğü çıkardığında (veya resmini gün ışığına çıkardığında) her şeyin aslında çok farklı (belki de çok mavi) göründüğünü fark edersin. İşte burada gözlüğü çıkardığımızda gördüğümüz "olması gereken" olarak adlandırıcağımız görüntü(müzik için doğru duyum) Flat Response olarak geçer.
Peki bu Flat Response ne işimize yarar?
Şöyle diyebiliriz ki aslında referans monitörü ve sağlanan uygun koşullar bize flat response sesi daha iyi verir ve parçamızı buna göre mixleriz. Aslında bir kulaklık da buna yakın bir deneyim sağlayabilir ama bundan farklı bir bahsederiz.
Referans Kulaklıklarının Artıları ve Eksileri Nelerdir?
Eğer referans kulaklığı alınıcaksa kesinlikle ne için kullanıldığı çok önemli çünkü "Açık" ve "Kapalı" Kulaklıklar mevcut ve bunların türleri tamamen ne yaptığına göre değişir. Kapalı kulaklıklar genelde kayıtlarda kullanılır ki mikrofon kaydına ses sızmasın. Açık kulaklıklar ise çok kayıtlarda tercih edilmezken mix & mastering yaparken, video editing yaparken daha çok tercih edilir. Ama bu demek değil ki kapalı bir kulaklıkla mix yapılmaz..
Artıları (+):
-
Odadan Bağımsızlık: Odanın akustiği ne kadar kötü olursa olsun, kulaklıkta duyduğun ses her zaman tutarlıdır.
-
Detay Hakimiyeti: "Reverb" kuyrukları, dip sesler, çıtırtılar (clicks/pops) ve çok ince detayları kulaklıkla yakalamak çok daha kolaydır.
-
Fiyat/Performans: Akustik düzenlemesi yapılmış bir odaya ve monitörlere harcanacak paranın çok daha azına, dünya standartlarında bir kulaklık alabilirsin.
Eksileri (-):
-
Süper-Stereo Yanılgısı: Kulaklıkta sol kanal sadece sol kulağa, sağ kanal sadece sağ kulağa gider (Crosstalk yoktur). Bu, stereo genişliğinin olduğundan daha geniş algılanmasına neden olur. Kulaklıkta harika duyulan bir "pan" ayarı, hoparlörde cılız kalabilir.
-
Phantom Center (Hayalet Merkez): Vokal gibi merkezdeki sesler, hoparlörde "karşında" duyulurken, kulaklıkta "kafanın içinde" duyulur. Bu da vokal seviyesini ayarlamayı zorlaştırabilir.
-
Erken Yorgunluk: Ses kaynağı kulağa çok yakın olduğu için kulak yorgunluğu daha hızlı oluşur.
Referans Monitörlerinin Artıları ve Eksileri Nelerdir?
Öncelikle şuna değineyim monitörlerin de aynı şekilde kulaklıklarda olduğu gibi bir sürü farklı modeli farklı ortamlar için inch dediğimiz büyüklükleri ve o büyüklüğe göre olan sesleri mevcut. Şimdi de artılarından ve eksiklerinden bahsedelim.
Artıları (+):
-
Doğal Duyum (Crosstalk): Doğada bir sesi duyduğumuzda, sol hoparlörden çıkan ses sadece sol kulağımıza gitmez; hafif bir gecikmeyle sağ kulağımıza da ulaşır (veya tam tersi). Monitörler bu doğal akustik fenomeni (Cross-feed/Crosstalk) sağlar. Bu, stereo imajı ve derinliği doğru ayarlamak için kritik öneme sahiptir.
-
Fiziksel Hissiyat: Özellikle bas frekansları sadece kulakla duyulmaz, vücutla da hissedilir. Monitörler havayı hareket ettirerek bu fiziksel tepkiyi verir.
-
Kulak Yorgunluğu: Uzun süre çalışmak hoparlörle daha kolaydır, kulaklar üzerinde fiziksel bir baskı oluşturmaz.
Eksileri (-):
-
Oda Akustiği: En büyük düşmandır. Dünyanın en iyi monitörünü de alsan, odanda akustik düzenleme (yalıtım değil, düzenleme) yoksa monitörler sana yalan söyler. Odanın köşelerinde biriken baslar yanıltıcı olur.
-
Maliyet: İyi bir duyum için hem monitör hem de oda akustiğine bütçe ayırmak gerekir.
Hangisi Daha İyi?
E şimdi o kadar bahsettik gelelim ki bunların hangisi daha iyi. Günümüzde herhangi bir kafede, herhangi bir yerde telefonumuzla dahi kayıt düzenleyebiliyor ve mix yapabiliyoruz. Ve bunlar bu kadar evlere hatta dışarılara taşındıysa tabii ki de yanımızda koca koca hoparlörleri taşıyamayacağımıza göre kulaklıklar bizi o kısımda kurtaran kategoride. Bence kesinlikle uygun akustik ortam sağlanayamayacaksa bile ufak boyutta bir referans monitörü imkan varsa alınabilir ama kulaklıkla "Ben dünya standartlarında bir mix & mastering yapabilir miyim" derseniz eğer;
Ünlü miks mühendisi Andrew Scheps (Adele, Metallica, Red Hot Chili Peppers), tamamen kulaklıkla (Sony MDR-7506 gibi ucuz bir modelle) miks yaptığı şarkılar olduğunu ve Grammy kazandığını belirtmiştir. Yani "Kulaklıkla miks yapılmaz" tabusu yıkılmıştır.
Gördüğünüz üzere gayet olabiliyor. Bu tamamen kulak alışkanlığına ve yaptığın mixi bir referansla yaptın mı? Veya farklı cihazlardan dinledin mi, bir dinleyici gözüyle baktın mı diyebiliriz bu koşullar sağlandıkça dünya standartlarına hitap etmemeniz çok zordur. İyi miksajlar diliyorum efenim :)